Dini Soru / Sorular / Gayrimüslimlerle komşuluk

Gayrimüslimlerle komşuluk

Sponsorlu Bağlantılar

Gayrimüslimlerle komşuluk

Soru

Sayın hocam tatil beldesinde yasiyorum.Komşularımız yarıdan çoğu yabancı.Bunlarla komşuluk ilişkisi kurulumu? Pisirdiklerimizden onlara verebilirmiyim onların Turk marketlerden alip bize verdikleri yenilirmi Onlarla hediyelesmek doğrumu?

Cevap

Selamun aleykum. Gayri müslimlerle komşuluk ilişkilerinde müslümanın üzerinde hak vardır. Bir komşu olarak onlara saygı gösterilmeli, ikram edilmeli, onların ikramları da kabul edilmelidir. Haram olmamak şartıyla bunlar yapılabilir. Helal olduğundan emin olduğun her türlü yiyeceklerinden yiyebilirsin. Hediyeleşmek de caizdir. Müslüman daima müslüman kimliğini unutmamalı vakar ve ciddiyetini korumalıdır.

Sponsorlu Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Alevi ve sünni evliligi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlgini Çekebilir

Alevi ve sünni evliligi

Sponsorlu Bağlantılar Alevi ve sünni evliligi Soru Merhaba hocam Alevi bir erkekle sünni bir kadın …

Şeytan insanlara nasıl vesvese verir

Sponsorlu Bağlantılar Şeytan insanlara nasıl vesvese verir Soru Hocam şeytan insanı sadece vesvese vererek kandırabilir …

2 Yorumlar

  1. Odevim var yardim edin
    Gayri muslim ulkelerle komsuluk

    Musliman ve gayri muslim ulkelerle komsuluk ilişkilerimiz

  2. Selamun aleykum Eylem Nur kardeşim Sana ana başlıkları ile bazı bilgiler veriyorum. Sen bunları kendi dersine uygun bir şekilde uyarlamalısın. Kolay gelsin başarılar dilerim.

    Yahudi ve Hristiyanlarla olan münasebetler, onların itikatları noktasından değildir. Onlara yapılan dostluk, Yahudilikleri veya Hristiyanlıkları cihetinden değildir. Onların tasvip edilen taraafları, bazı güzel sıfatları ve sanatları itibariyledir.

    Âyet-i Kerîme’de şöyle buyuruyor:

    “Din için sizinle savaş etmeyen ve yurtlarınızdan sizleri çıkarmayan kimselere iyilik ve ihsan etmenizden, onlara adaletli davranmanızdan Allah (c.c) sizleri menetmez. Şüphesiz Allah adil davrananları sever.”(Mümtahine, 60/8)

    Müslüman olmayan bir ülkeden bir gayri müslimin İslâm diyarına izinle girmesinde beis yoktur. Bu yolda İslâm diyarına giren gayri Müslimler, fıkıh kitaplarında “Müste’men” diye zikr edilir. Müste’men olan kimsenin malı, canı ve her şeyi korunmalıdır. Yerli vatandaşlara gösterilen muamele ne ise ona da gösterilecektir. Yabancı bir ülkeden gelen elçi de müste’men gibidir. Nizamı bozmadığı müddetçe müste’men gibi dokunulmazlığı vardır. Peygamber (sa.) Müseyleme tarafından gelen elçilere: “Elcilerin öldürülmemesi meselesi olmasaydı sizin boynunuzu vuracaktım” buyurmuştur (Ebû Davud).

    Müslüman bir hükümetin müslüman olmayan kimseleri vatandaş olarak kabul edip onlarla anlaşma akdini yapsa, onlara karşı hükümetin birinci görevi; can, namus ve mallarını, olabilecek tecavüzlerden korumaktır. Hazreti Ali (kv.) buyuruyor: “Cizye -İslâm vergisi- vermelerinden en büyük gaye; mal ve kanlarının bizim mal ve kanımız gibi olmasıdır.” Hz. Ömer (ra.) ölüm hastalığında iken, ondan sonra Hâlife olacak kimseye şöyle vasiyet etti “Müslümanların himayesi altında bulunan gayri müslimlere verilen ahdi yerine getirip onları korumalıdır”.

    Müslüman olmayan memleketlerde gayri müslim hakimin hükmü altında yaşamakta beis yoktur. Ancak şe’âiri İslâmiyeye ve ibadetlerimize engel olunduğu takdirde İslâm ülkesine göç etmek icabeder.

    Gayri müslim olan kimse ile alışveriş yapmak caizdir. Hatta gayri müslim olan doktora gitmek de caizdir. Dini bir sakıncası yoktur. Peygamber (sav) Müslüman olmadığı halde el Haris bin Kelde’nin doktorluk yapmasını emretmiştir. (Avnu’l-Ma’bûd şarh Sünen Ebî Dâvûd c. 4, s. 14, Hindistan bşk).

    Peygamber (sav) Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicret ettiği zaman, Medine yolunu iyi bilen müşrik bir rehber kiraladı. Kezalik Müslüman olanı ve Müslüman olmayanı bütün Huzâ’a kabilesi Peygamber (sav)’in sırdaşı idiler. (Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar II / 258)

    Resul-i Ekrem (a.s.m.) Efendimiz, Müslümanlara gayri müslimlerin haklarını korumayı, onlara sıkıntı vermemeyi emir buyurmuşlardır.

    Ehl-i kitaba İslâm topraklarında rahatça dinlerini yaşayabileceklerini müsaade eden ve onlara tam bir ibadet ve inanç hürriyeti veren İslâmiyet, bu müsamahayı çok geniş tutmuştur.

    Peygamberimiz (asm), İsâma dâvet için mektup gönderdiği yabancı devlet adamlarına, elçi ile birlikte hediye göndermiş, onların da mukabele olarak gönderdiği hediyeleri kabul etmiştir.

    Peygamberimiz (asm), Medine’de bulundukları devirde Mekke’de kıtlık baş göstermişti. Peygamberimiz (asm), açlık tehlikesine kapılanlara müşrik de olsalar yardımda bulunmaktan geri durmadı. 500 dinar (altın) gönderdi. Ebû Süfyan’la Safvan bin Ümeyye’ye teslim edilmesini ve onların da Mekke fakirlerine dağıtmalarını istedi.

    Mekke fethinden sonra vuku bulan Huneyn Savaşı’nda İslâm ordusunda seksen kadar müşrik vardı. Müslümanlarla omuz omuza verip, harp etmişlerdi.

    Müslümanlarla alışveriş mubah olduğu gibi, gayrimüslimlerle alışveriş de mubahtır.

    Dinimiz Yahudi ve Hristiyan kadınla evlenmeyi dahi caiz görmüştür. Onlarla arkadaşlık kurmak caizdir. Bu vesile ile dinimizi de onlara tanıtmış oluruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.